Türk kahvesinin tadını çıkarmak için 8 tüyo / 8 Simple rules to enjoy Turkish Coffee

Otomatik  Türk Kahvesi makinaları çıkmadan evvel bakır cezve ve ağır ateşte pişen Türk kahvesi tam anlamıyla hazırlama ve içme ritüeli olan bir içecek idi. Makinalarla beraber hazırlama evresi kısalsa da Türk kahvesinin sunum ve içme ritüelinde pek değişiklik olmadı. Aksine gittikçe çeşitlendi ve uzadı. Kendine has porselen fincanda sunumu, yanında suyu, gül  lokumu, acıbadem likörü, nane likötü hatta süs çiçeği bulunan Türk kahvesi sunumları var. Sonrasında ise sözde inanılmayan ama falsız da kalınmayan “telve falı” var. Üstelik fal bakan akıllı telefon uygulamaları da gün geçtikçe popüler hale geliyor.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var ya hani… Kahvenin en yalını, en samimisi olan Türk kahvesi için de her birimizin ayrı ayrı bir içme ritüeli var. Ben de kendimce Türk kahvesinde sevdiğim  ritüellerine değinmek istiyorum.

1.Türk kahvesinin taze çekilmişi makbuldür

Taze çekilmiş Türk kahvesinin kokusu ve aroması oldukça etkileyicidir. Bunun en önemli etmenlerinden bir tanesi Türk kahvesinin en ince çekilen kahve türü olması da sayılabilir. Neredeyse pudra kadar toz kıvamındadır.Eğer pudra kıvamına getirilen kahve uzun süre açıkta bekletilirse aromasını kaybeder o yüzden taze çekilmiş kahve çekirdeği ile kahve hazırlamak önemli bir noktadır. Taze çekilmiş kahve çekirdeğinin pişen kokusu inanılmaz güzeldir.

Rahmetli dedem evinde bulunan el değirmeni ile kahve çekirdeklerini  değirmende az miktarda öğüterek kahvesini yapardı. Şimdilerde bu yöntem nispeten zahmetli olduğundan çekirdek yerine hazır öğütülmüş kahveler tercih ediliyor.

2.Höpürdeterek bol köpüğü yudumlamak

Bizlerin kahve içmede en temel kriteri olan bol köpük aslında telvenin dibe çökerken kahvemizin hızla soğumamasına destek olur. Tabi bol köpüklü kahve hazırlamak kolay olmadığından ayrıca bir hüner göstergesidir.

Kahveyi başta höpürdeterek içmek aynı zamanda hava akımı da sağlayacağından kahve sıcak ise ağzımızın yanmasına engel olacaktır.

3.Suyun ne zaman içilmesi gerektiği meselesi

Şimdiki yaygın kanıya göre su kahveden önce içilir, ancak öyle büyük miktarda, bardaklar dolusu olmamalıdır. Şöyle bir ağız içi dolacak kadar kafi. Amaç kahve öncesi kahvenin tadını bozacak bütün tatları ağızdan temizlemektir. Sonra kahve keyifle ağır ağır yudumlanır ve her yudum ağızda bir kaç saniye bekletilerek yutulur.Su  kahveden sonra içilmez çünkü ağızda kalan son tat kahvenin tadı olmalıdır.

Osmanlı döneminde ikram edilen kahvenin yanındaki suyu önce içen misafir aç olduğu mesajını iletirmiş böylece hemen sofra kurulurmuş. Toksa önce kahveye uzanırmış.

Kahve ile birlikte su içme zamanlaması ne olursa olsun aslında su içmenin en temel mantığı kahvenin vücütta  su atımını hızlandırması, yani dehidrasyona sebep olması. Dolayısıyla mümkün mertebe her kahve ile birlikte mutlaka bir miktar su içilmelidir.

4. Doğru zamanlama. En sık tercih sabah kahvaltısından sonra.

Osmanlı döneminde kahve sabahları içilirmiş. Hatta “kahvaltı” dediğimiz öğün kahvenin içilme zamanını belli eder nitelikte. Yani kahve içmeden önce.

Şimdilerde de uzun haftasonu kahvaltılarının veya brunchlarının neredeyse vazgeçilmez bir parçası niteliğindedir sonrasında Türk kahvesi içilmesi. Buradaki en temel mantık karnınızı güzelce doyurduktan sonra Türk kahvesi içerek oluşma ihtimali olan uyku halini ortadan kaldırmaktır.

5. Kendine has Türk kahvesi porselen fincanı

Küçük porselen fincanın en önemli  işlevi çabuk soğuma ihtimali olan kahvenin sıcaklığını korumaktır. Zaten iyi hazırlanmış bir Türk kahvesinin o kalın köpüğü yalıtım sağlar ve bir yandan telvenin çökmesini beklerken diğer yandan kahvenin soğumamasını sağlar. Yavaş yavaş dibe çöken telve de alt kısımda ayrı bir yalıtım sağlayacağından o da ısının korunmasına destek olur. O sebeple eğer porselen olmayan bir bardakta içmeye çalışırsanız kahveniz en iyi aroma ve sıcaklıkta olmayabilir.

6. Şeker mevzusu

Kahve sipariş eder veya hazırlarken şeker oranı hakkında önceden karar vermeniz gerekir. Seçeneklerimiz bellidir : şekersiz (sade), az şekerli, şekerli. Dünyadaki diğer tüm kahvelerin aksine sonradan şeker ekleyemiyorsunuz çünkü zaten dibe çökmesini beklediğiniz telvenin tekrar kahvemize karışmasını istemeyiz.

Bana göre kahveye şeker katılmasındansa yanında ikram edilen lokum veya çikolata ile ağzı tatlandırıp kahvenin gerçek tadını keşfetmek, deneyimlemek daha önemlidir.

7. Kahveyi espresso gibi bir yudumda değil, ağır ağır tadını ala ala içmek.

Bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Bir Türk kahvesinin içilme süresi de nispeten uzundur. Öyle hemen bir yudumda espresso içer gibi içildiği vakit tat vermez. Muhabbet elzemdir.  Ağızda bıraktığı tadı yudum yudum çıkarmalıdır.

8. Telveyi içmeyip fal için kullanmak

Efenim bizlerde telve içen pek yok ama yabancı arkadaşlarımdan (özellikle espresso içen İtalyanlar’dan) sık duyduğum bir cümle var. Kahvenin  atığı bardağın içinde nasıl olur?  Ben de diyorum ki e o kahvenin telvesi. İçilmez ki! Fal bakmak içindir.. Sohbeti uzatır. Geleceğe dair hayaller kurdurtur. Yahut isteyenler telveyi peeling malzemesi olarak kullanır. Yanı aslında hazırladığımız Türk kahvesinin sadece 2/3’ünü içip geri kalan kısmını bırakmamız gerekir.

11865470526_0375ac696b_o

Before automatic Turkish Coffee machines, traditional Turkish Coffee had a quite long and effort requiring preperation process in copper cezves on low heat or on charcoal. There are some coffee shops that still use this method but nowadays thanks to these machines the preperation period is a fast one.Luckily, the drinking rituals still go on as it was in the Ottoman  times. Actually it got diversified ; tiny Turkish coffee porcelain cups, a glass of water nearby, a rose aromated turkish delight, bitter almond liqueur, peppermint liqueur or even a flower is served alongside Turkish coffee. Later on after you enjoy a few sip of your Turkish coffee the grind that should remain in your tiny cup “telve” is used for fortune telling.  Nowadays we have fortune telling apps that make the fortune telling easier for everybody.

We have a saying in Turkish “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var” meaning every dare devil has his/her own way of eating yoghurt… So the most simplistic and most sincere form of coffee, Turkish Coffee has quite a lot of ritual variations when it comes to drinking it.  I will try to sum up the important ones for me here.

The most important tip for foreign friends about drinking Turkish Coffee is that it can not be rushed  as espresso and the Turkish coffee is there to be enjoyed in the company of “conversation”.

1.Freshly grounded Turkish coffee tastes better

Freshly grounded aroma and smell of Turkish coffee is very strong and is there to impress all your sensations. Turkish coffee is the finest grind you can find among the other coffees. If you have traveled to Eminonu / Istanbul and been around the Spice Bazaar I am sure you will understand what I mean. There is a high probability that you have been fascinated there with the beautiful smell of freshy grounded Turkish coffee.

If the grinded coffee waits a long period without being prepared there is a high probability that the taste will not be as good. So it is important to prepare Turkish coffee with freshly grinded beans.

In the old times my grandfather used to prepare his own coffee grinding with the hand grinding machine he had. Nowadays this method is quite difficult and most people in Turkey prefer to buy ready ground coffee.

2.Slurping the thick foam

Unlike other coffees Turkish coffee have a thick foam on top. It requires a lot of experience to prepare a thick foam in Turkish coffee. So it is usually a matter to be praud of (show off) if you can make a thick foam.

This foam on top serves to preserve the heat of the coffee which might burn the tongue. So if you slurp the foam the air current alongside the slurping will make it easier to understand the heat and it will prevent the burning.

3.The water issue. When to drink the water that is served alongside Turkish coffee.

According to the common sense nowadays the water is to be drunk before Turkish coffee. But not in large amounts or not in the form of full glass. An amount that will fill your mouth is quite enough. The aim is to cleanse all the other aromas from your mouth and prepare it for the coffee. Later  the coffee should be sipped in little amounts. Some say that the  water is not to be drunk after coffee because the final taste that remain in the mouth should be coffee.

In the Ottoman times the water served alongside also served a message. If the guest drink the water before coffee it meant that he / she is hungry thus food was served after. But if the guest reached to coffee first that meant he / she is not hungry thus only coffee ceremony ritual was made.

Whatever the timing of water drinking is it is important to drink water along coffee as it leads to dehydration and water will be able to prevent that.

4. Correct timing. The most preffered timing is after the long breakfasts.

In the Ottoman times the coffee used to be drunk after the breakfasts. Turkish word for breakfast kahvalti  means “coming after coffee”.Thus the most preferred time for drinking coffee was after the breakfasts.

Still most of the Turkish Coffee in Turkey is still preferred after the meals. Actually there is a logic behind this. Caffeine intake actually help awaken the body from the sleepy attitude after full stomach.

5. Serving it in a tiny porcelain cup

The most important function of the tiny porcelain that the Turkish coffee is served is to preserve the heat. The foam on top and the grinding at the bottom that settles in a short time actually serves as a kind of isolation to keep the heat of the coffee that is to be enjoyed alongside conversation. If you try to drink it in a big, glass or metal cup the taste may not be as good.

6. Sugar. Better to have it without sugar. Maybe with a Turkish delight.

Because of the thick layer of coffee grounds at the bottom you can’t really stir your coffee after being served. Thus, you need to make an important decision upfront: how sweet you’d like your coffee to be. The options are four: no sugar (sade), little sugar (az şekerli), semi-sweet (orta şekerli) and sweet (şekerli).

For me the best method is to have the Turkish coffee sade (without suger). If you lilke you can enjoy the sweet Turkish delight orchocolate served alongside the coffee to make your coffee sweet. In this way I think it is easier to experiment and discover the real taste of the Turkish coffee.

During the Ottoman times the coffee was sweetened with honey or pekmez (grape molasses) instead of sugar.

7. Drinking Turkish coffee sip by sip is important. Not in a one shot as espresso

The length of Turkish coffee drinking is quite long unlike  it’s tiny outlook . If you drink it in one shot as it is the case in espresso you will not be able to enjoy the taste and the “telve” that is supposed to remain in the cup may give a bitter taste. So conversation is a must during the Turkish coffee drinking experience which will slower your coffee drinking.

8.” Telve” is not there for drinking. It is there for fortune telling only.

Well most of the Turkish coffee first-timers find the remnants of coffeee to be in the cup different or sometimes frustrating. But “telve” is not there for drinking , only 2/3 of the cup is drunk and the other part is to be left in the cup.

It is there to lengthen conversation by fortune telling. It is there to suggest further expectations for the future. I’ve heard that some of Turkish ladies use it forpeeling purposes.

#türkkahvesi #turkishcoffee #joyoftuekishcoffee

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s