Odin ve Tor diyarından beş mitolojik hikaye / Five Norse Mythology Stories

Tüm Kuzey mitolojisini Odin ve Thor’dan ibaret sanan ve hayallerinde kuzey tanrıları şuradaki resimiler gibi düşleyen ben;

sleipnir
Odin ve Slipnir
thor2
Tor ünlü çekici ve keçileri

Oslo Belediye binasının önünde kuzey tanrılarınn tahta plakalar üzerine işlenmiş muralları ve hikayelerini dikkatle inceledim.  Zaten az olan Oslo vaktimin önemli bir kısmını bu Murallar önünde geçirdim. Burda resmedilen mitolojik hikayelerden de beş tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kuzey Mitolojiisinin Zeusu yani ana tanrısı Odin, Tor, Balder, Hoder, Tyr, Bragi, Heimdall, Ull, Vidar, Hermod ve Vali’nin babasıdır. Karıları ise Fjorgyn, Frigga ve Rind‘dir. Nedense Zeusa benzer biçimde Midgard semalarında insan kılığına girip kadınları baştan çıkarma ve onları hamile bırakması ile ünlüdür.

Hristiyanlığın İskandinavya’da kabulunden önce İskandinav tanrıları bugünkü modern dünya dinlerinden çok farklı bir dünya görüşü sunmaktaydı. Bu dinin adı olmadığı gibi animist, çoktanrılı, panteist ve döngülü bir yapıya sahipti. Bu tanrılar Yunan tanrılarına oranla daha savaşçı kuzeylilerin çetin hava koşullarına daha dayanıklı olmaları gibi  dayanıklı ve mücadeleci gibi görünüyor. Tüm yaşamın bir ağaç (Ygdrassil) etrafında gerçekleşmesi  Kuzey mitolojisinin en farklı noktası.  (Hemen şimşekler çaktı: James Camaron’un Avatar filminde Tree of Souls Ygdrassil’e benzer kurgulanmış.)

Norse mythology presents a worldview that is very, very different from the worldview of modern science or that of most modern “world religions.” The pre-Christian Germanic religion was animistic, polytheistic, pantheistic, and held a cyclical view of time. These gods seem to be extremely tough and fighters compared to the Greek gods adopting to the harsh Nordic climate. I was very impressed from the murals of Nordic myths presendted outside Oslo City Hall building and I want to share four of them below.

Odin was the chief god in the Norse mythology, and the father of Thor, Balder, Hoder, Tyr, Bragi, Heimdall, Ull, Vidar, Hermod and Vali. His wives were Fjorgyn, Frigga and Rind. He had a bad habit to roam around Midgard in human disguise seducing and impregnating women.

Sleipniri üzerinde Odin / Odin on Sleipnir

20150831_125532

Odin sekiz bacaklı atı, sleipnir ile tasvir edilmiş tahtaya. Nordic pagan tanrılarının en güçlüsü olan Odin’in mızrağı Gungne dokunduğu herşeyi yok etme gücüne sahip bir mızrak. Parmağında taşıdığı değerli yüzük Draupne de her dokuz günde bir sekiz tane daha değerli yüzük yaratıyor. Odin’in iki kuzgunu Hugin (Düşünce) ve Munin (hafıza) her gün uçar dünyayı dolaşır ve sahipilerine dünya ile ilgili o günkü bilgileri geri getirirmiş. Aynı zamanda alacakaranlıkta ve ormanda Odin’e rehberlik ederlermiş.

Odin, the most powerful of gods is riding his eight legged Sleipner, the fastest stallion in the world. Odin’s spear Gungne strikes everything he hurls at. On his arm he has the valuable ring Draupne, which drops eight equally beautiful rings every ninth night. Odin’s two raven Hugin (thought) and Munin (Memory) fly out everyday into the wide world and bring news back to their master. Here they guide Odin in the twilight of the forest.

Keçileri ile Tor  / Tor Dirven by his goats

8494587865_c952f47776_z

Odin’den sonra Tor en güçlü tanrıdır. Güç  tanrısıdır ve çoğunlukla devlerle savaşmaktadır. Sürdüğü araba iki keçi Tanngrisnir ve Tanngnjóstr tarafından sürülmektedir. Tor’un değerli üç eşyası bulunuyor: ünlü çekici MMjölnir her zaman hedefi tam onikiden vurur ve sahibine kendiliğinden geri döner, bir çift muhteşem eldiven, gücünü arttıran kemer. Küçük çiftliği gökkürültü gökyüzü altındadır. Tor gökyüzünde keçileri ve arabası ile gezdiğinde ve çekicini savurduğunda gökgürültüsü gürler ve şimşekler çakar. Fırtına dindiğinde ise Tor’un güzel hali Bliskirne (güzel hava) ortaya çıkar..

After Odin, Tor is the most next distingueshed god. He is the god of strength and often battles with giants.  The chariot he rides is drawn by two goats Tanngrisnir and Tanngnjóstr. Tor owns three valuable things: the hammer Mjölnir that always strikes when and returns in its own violation, a pair of magnificent gloves, and a belt which increases his strength. The little farm  rests under threatening skies. When Tor travels in his chariot across the sky and strikes his hammer, thunder crashes and lightnening blazes. And when the storm clears Tor’s beautiful hail Bilskirne (fair weather) is revealed.

Norn’lar Ygdrassil’i Suluyor / The Norns Pour Water on Ygdrassil

20150831_124916

Norn’lar Urd (geçmiş), Verdande (şimdi) ve Skuld (gelecek) kaderin üç güçlü tanrıçasıdır. Urd kuyusunda Ygdrassil yaşam ağacının köklerinden birinde yaşamaktadırlar. Burada tanrılar Bifrost köprüsü ( dünya ve cenneti birbirine bağlayan köprü, gökkuşağı köprüsü) üzerinden geçmekteve konseye doğru yol almaktadır. Nornlar yaşam ağacı yapraklarını her gün sulamaktadır. Vadilere düşen çiğin sebebi bu sulamadır ve kutsal ağacın sürekli yeşil kalmasını sağlamaktadır.

The Norns Urd (the past), Verdande (the present) and Skuld ( the future) are three powerfull goddesses of destiny. They live by the well of Urd where the one of the roots of Ygdrassil ends. Here the gods ride over Bifrost (the bridge that connects the heaven and the earth, the rainbow bridge) on their way to council. The norns water the world tree leave’s each day with spray water from the flood.  From this comes the dew that falls in the valleys, and this is why the holy tree remains evergreen above the well of Urd.

Nidhogg

20150831_125044

Nidhog (kötülük temsilcisi) dragon benzeri, şeytani yaratık Ygdrassil yaşam ağacının üçüncü kökünde yaşamaktadır. Ygdrassil’in üç yöne uzanan kökleri vardır: Bir tanesi Mime’nin (hafıza) kuyusuna, hatırlama kaynağına uzanmaktadır. Bu kuyuda gerçekleşen herşey yansıtılabilmektedir,  Mime’ın kuyusu bilgelik doludur. Ayrıca Mime’ın bu kuyusunda Odin’in gözü rehin bırakılmıştır. Bu sayede Odin Mime kuyusundan içebilmektedir. Bir başka kök Urd’un kuyusuna gitmekte, üçüncüsü de Nivhelm’de (ölülerin diyarı) bulunan Kvergjelmir’e Nidhogg’un korkunç eylemlerini gerçekleştirdiği diyara gitmektedir.

Nidhogg ( the one who cuts with malice or evil) is a dragon-like, serpent beast who gnaws and tears at the third root of Ygdrassil, the world tree. Ygdrassil has roots that spreads in three directions: One leads to the giant Mime’s (memory’s) well, the source of recollection. Here everything that has happened is reflected. and Mime’s well is threfore full of wisdom. There rests Odin’s eye pawned so that he may drink of the fountain Mime. Another root leads to the well of Urd, whilst the third goes down to Kvergjelmir in Nivlheim (the underworld kingdom of the dead), where Nidhogg commits his fearful deed.

Embla

Processed with VSCOcam

Tanrılar Odin, Hone ve Lodur şöyle bir gezintiye çıkmışlardır. Kumsalda “kaderi olmayan” iki ağaç bulurlar. Tanrılar güçlerini kullanır; Odin onlara ruh verir, Hone canlılık verir, Lodur ise kan ve renk verir. Ask (ash) ve Embla (elm) mitolojinin yarattığı ilk iki insan olarak yaşama adım atar.

The Gods Odin, Hone and Lodur are out wandering. At the beach they find two trees “without destiny”. Fate is granted by the gods who empower them: Odin gives them spirit, Hone gives the gift of Vitality Lodur gives them blood and color.  Ask (ash) and Embla (elm) step forward through the myth of creation as the first two human beings.

 

 

İskandinavya’nın düzen ve eşitlik kenti; Oslo

Oslo genelde sevilmeyen bir şehir. Gitmeden önce yapılan yorumlara baktığınızda çok soğuk, çok pahalı yorumları gözünüzü korkutuyor.  Genelde pek çok farklı şehir için abartı bulduğum bu yorumlar Oslo için aynen doğru çıktı :). Şehir soğuk ve inanılmaz pahalı sahiden. Pahalılık örneklerine elbet değineceğim ama her iki faktör de bu şehrin tadını çıkarmaya engel değil. Sadece 1,5 gün kaldığım kent Nordik hikayeleri, soluk güzelliği ile kalbimi çalmaktan da geri kalmadı. Buraya uğrayanlar ya fyord turuna ya da kuzey ışıklarını görmeye giden madem öyle şuraya da bir uğrayalım dedikleri bir yer çoğunlukla. Ben Helsinki’den Oslo’ya Norwegian Airlines ile 30 € civarında aldığım bilet ile ulaştım. Gardermonen havaalanından şehir merkezine giden trene 90 NOK yani neredeyse bu uçak bileti ile aynı bedeli ödedim. Şehre havaalanı kullanarak gelecekseniz Rygge havaalanının Gardermonen’e göre oldukça uzakta olduğuna dikkat etmekte fayda var.

Diğer İskandinavya kentlerine oranla daha yoğun olan DÜZEN gözünüze çarpıyor, hatta batıyor. Paris Avenue’ları kadar muntazam olmayabilir ama kraliyet sarayından Karls Johans Gate caddesine doğru baktığınızda caddenin sonsuzluğa uzanıyormuş hissi veren düzenini görebilirsiniz. İstanbul’un keşmekeşinden sonra tabi her yer aşırı düzenli görünebilir gözümüze :). Konaklayacağım otel Kraliyet sarayına çok yakın bir noktada olduğundan iner inmez Karl Johans Gate caddesi ve Kraliyet sarayının bahçe düzenini görme şansım oldu. Kraliyet sarayının en önemli özelliği ise 1800’lü yıllarda o dönem kralı olan Kral Oscar’ın saray bahçesini halka açma kararı. Alınan bu karar o yıllardan beri hala uygulanmakta. Kralın bahçesinde dileyenler sabah koşusunu yapıyor, dileyenler çimlere uzanıyor, dileyenler kestirme olarak kullanıyor, dileyenler de çimlerinde yoga yapıyor. İnsanların ve yaşamın huzuru size de yansıyor.  Kral halen bu bahçenin ortasında bulnan bina içinde etrafında koruma ordusu olmadan veya dikenli tel benzeri korumalar olmadan orta büyüklükte bir bina içinde yaşamakta.

Bu şehirde de çok vaktim olmadığından eşyalarımı bırakır bırakmaz kendimi tekrar Karl Johans Gate caddesinin geniş sokaklarına attım. Oslo’nun pahalı olduğunu belirtmiştim değil mi? Örneğin bir Burger King menüsü bile 120 NOK (yaklaşık 40 TL). Narvessen adı verilen büfelerde nispeten fiyatlar uygun bildiğiniz bürek (börek) var ama o da 60 NOK (yaklaşık 20 TL). Caddenin hemen başında Hard Rock Cafe, TGI Friday ve Grand Hotel gibi mekanlar yan yana sıralanıyor. Kraliyet sarayının orada önce tepeden bakıp sonra bu ihtişamlı cadde boyunca yürümek oldukça keyifli.

20150831_125649
City Hall içinden bir görünüm.

Oslo’da hayran olduğum ilk yapı City Hall oldu. Kral sarayının bahçesi halka açık olur da burası halka açık olmaz mı? Dileyen herkesin binanın içini gezebiliyor. Şehir ile ilgili önemli kararların alındığı bu binada geniş hacmine, fresklerine hayran kalabilir, burada yapılan ünlü toplantıların fotoğraflarını görebilirsiniz.

Ayrıca City Hall girişinde tahta plakalar üzerine kazınmış halde İskandinavya Mythlerine ait hikayeler inanılmaz ilgi çekici. Örneğin Odin sekiz bacaklı atı, sleipnir ile tasvir edilmiş tahtaya. Nordic pagan tanrılarının en güçlüsü olan Odin’in mızrağı Gungne dokunduğu herşeyi yok etme gücüne sahip bir mızrak. Parmağında taşıdığı değerli yüzük Draupne de her dokuz günde bir sekiz tane daha değerli yüzük yaratıyor. Odin’in iki kuzgunu Hugin (Düşünce) ve Munin (hafıza) her gün uçar dünyayı dolaşır ve sahipilerine dünya ile ilgili o günkü bilgileri geri getirirmiş. Aynı zamanda alacakaranlıkta ve ormanda Odin’e rehberlik ederlermiş.

20150831_125532
Odin ve sekiz ayaklı atı Sleipner

Hemen City Hall bitişiğinde bulunan Nobel Barış Müzesi yeryüzünde barış inşaa etmek isteyenlerin savaşa karşı eylemsizlik hikayeleri ile dolu. Barış için insanların yaptıkları gözlerinizi yaşartabilir. İçerde Martin Luther King “I have a dream”, Malala ve Kailash ve Dalailama’nın barış için mücadele dolu yaşamlarını konu alan pek çok enstolasyon görebilirsiniz.

20150831_163155
Nobel Barış Ödülü alanların bilgileri ziyaretçilere bu şekilde sunulmakta.
20150831_172446
Kailesh Hindistanda çocuk işçiliğine karşı büyük mücadeleler veren biri. Binlerce çocuğun okulla yeniden tanışmasına bizzat vesile olmuş. Bu uğurda mücadele vermeye devam ediyor.
20150831_172506
Malala ise Afganistan’da okula gitmek için mücadele veren kız çocuklarından. Hem kendisi hem de tüm Afgan kızların okula gidebilmesi için mücadelesini sürdürüyor. 2014 Nobel Barış ödülü sahibi.

Yine City Hall yakınlarında Ulusal Norveç Opera Binasının beyaz ve modern tasarımlı binasının üstüne çıkıp orada yaşıyan martılarla güneşi batırabilir veya çok önceden rezervasyon yapıp içindeki operalardan birine bilet alabilirsiniz. Bed bir Don Giovanni operasına bilet alma şansına eriştim ama meğersem farketmedim, ayakta izlemek için almışım. Eğer oturacak yer numarası vermiyorsa dikkat etmekte fayda var.

20150830_161741
Opera Binasının üstünde yürümek keyifli. Tepesinden ise güneşin batışını izlemek gerek.
20150831_203624
Opera binasının içinden Oslo’da gün batımı.

Norsk Folk Museum benim favorilerimden. Açık hava müzelerinden en iyisi olarak adlandırılan bu müzede İskandinav yaşamına ait köyler, evler, sokaklar, anılar bulmak ve görmek mümkün.

Processed with VSCOcam

Bence atlanmaması gereken bir başka bir park ise Vigeland Parkı. Gitmeden evvel beni bu kadar etkileyeceğini düşünmediğim parkta Vigeland (heykeltraş) tam anlamıyla insana ait tüm duyguları taşa öylece işlemiş. Aşk, hüzün, çocukluk sevinci, ihanet.. Heykellerin arasında bu duygulanmaları siz de yaşayacaksınız. Hele ortada pek çoklarının anlamsız bulduğu insan bedenlerinden oluşan kule benim için çok etkileyiciydi. Birlik olmadan insanlık ilerleyemezin sembolüydü bana göre.

Processed with VSCOcam

Processed with VSCOcam

Processed with VSCOcam
Normalde gül sevmem ama bu çiçek sahiden çok güzeldi.

Ülkenin vergi oranı neredeyse %50. İnanılmaz yüksek. Ama eğitim ve sağlık gibi temel toplumsal ihtiyaçlar için tek kuruş ödemeden yaşam sürdürülüyor.  Sosyalizme yakın bir sistem hüküm sürüyor denebilir.