İstanbul için sakura zamanı / Sakura full bloom in İstanbul

(English below)

Japonca bir kelime olan sakura Türkçe’de kiraz çiçeği olarak adlandırılıyor. Japon kültüründe kiraz çiçeğinin çok büyük önemi var. Baharın gelişini müjdeler ancak esas felsefi boyutu kıymetlidir.

Kiraz çiçeği yavaş yavaş açar, tam açtığı zaman tüm güzelliğini sergiler sonra da aniden en güzel halindeyken pembe pembe dökülüverir. Yani sakuralar tam açtıklarında kusursuz güzelliğin, hemen akabinde de ani yok oluşun, ölümün temsilcisidir..Çiçeklerin bu geçiciliği, kusursuzluğu ve narinliği kader veya karmanın dingin biçimde kabulünü de simgeler.

Japonya’nın en güzel zamanlarından biridir sakuraların açtığı zaman. Kiraz çiçeklerinin açtığı dönemler hesaplanır, nerde açtığı ile ilgili haritalar oluşturulur. Festivaller düzenlenir sakura adına, hanamiler(açan ağaçları izleme, piknik) yapmak için sakura bahçelerine, parklara akın edilir. Ortaya inanılmaz güzel pembe, sakin, dingin görüntüler çıkar.

İzlemeye doyum olmayan, doğanın  pembe ve sakin güzelliğini üzerinde toplayan bu çiçekler, Japonlar tarafından yüz yılı aşkın bir süredir farklı ülkelere götürülüp tanıtılıyor. Barış sembolü sayılarak her ülkede sakura parkları kurulması için uğraş veriliyor. İşte bu geleneğin bir yansıması da Baltalimanında yer alan Japon bahçesindeki sakuralar. Kapısı ve bekçisi olan bu bahçeye sadece gündüz girebiliyorsunuz. Ücret ödemiyorsunuz.

125 yılı aşkın Türk – Japon dostluğunu kutlamak istercesine Japon bahçesinin kiraz ağaçları İstanbul’un en güzel zamanı Erguvan ve Lale zamanı ile birlikte tüm güzelliklerini sergiliyor.

_DSC1807_DSC1756_DSC1806_DSC1804_DSC1772_DSC1799_DSC1780_DSC1791_DSC1785_DSC1763_DSC1760_DSC1770

Sakura –  the Japanese word for Cherry Blossom – has been celebrated for many centuries and holds a very prominent position in Japanese culture. It symbolizes the arrival of spring but what is more important that this is the philosophy,symbolization behind it. The cherry blossom is very slow before the bloom but the full bloom lasts for just a couple of days.

In Japan, cherry blossoms symbolize the ephemeral nature of life. The transience of the blossoms, the exquisite beauty and volatility, has often been associated with mortality and graceful and readily acceptance of destiny and karma.

The seasonal spectacle is celebrated with hanami (cherry blossom viewing, picnic) parties under the trees.

The cherry blossom beauty is carried to other cultures by the Japanese that adds another meaning to sakura: peace. Thanks to Japanese government, Istanbul has a very beatiful Japanese garden located in Baltalimanı. The Japanese garden has a doorkeeper and it is only open during day time. No enterance fee is required.

It is as if the full bloom of sakuras in the Japanese garden nowadays celebrate Turkish and Japanese peace that lasted over 125 years. Isn’t it another beauty that sakura bloom time coincide with Tulip festival and judas tree bloom?

#sakura #kirazçiçeği #japonbahçesi #baltalimanı #japanesegarden #istanbul

 

 

 

Farklı kültürler harmanı, masalsı İstanbul semti: Kuzguncuk

İstanbul’un hızlı şehirleşmesinden uzak kalmayı başarmış güzide, çok güzel evlere sahip, masalsı bir semttir Kuzguncuk..

İddia edildiğine göre semtte herkes birbirini tanır, sabah insanlar birbirine gülerek selam verir, farklı kültürler harman olur, enteli, mahalle esnafı iç içe yaşar. Osmanlı döneminde gayrımüslimlerin yoğun olarak yaşadığı bir boğaz köyü imiş. Daha evvelki Bizans döneminde de adı Kosinitsa imiş. Evliya çelebi’ye göre ise günümüzdeki adını 15. yüzyılda burada yaşayan derviş kuzgun babadan almış.

20151226_133623

20151226_141702

Ana caddesinin çift yönlü heybetli ağaçların olduğu semtte tahta cumbalı köşkler, pervazlardan dışarı bakan rengarenk sardunyalar, çay evleri, yan yana Ermeni, Rum kiliseleri, sinagogu ve camisi ile eski kozmopolit İstanbul anılarının biraz canlı kalmayı başardığı rengarenk bir semt. Eh metropol yaşamdan hiç mi nasibini almamış diye sorarsanız arabaların park edilmediği 1 milimetre sokak kalmamış derim.

20151226_135454

Buket Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanında en ince ayrıntısına kadar resmeder semti. Sonrasında da dizi sektörü el atar buraya. Ekmek Teknesi, Perihan Abla gibi dizilerin çekilmesi ile  semtin ünü artar İstanbullular arasında. Çay içmeye gidenler, öylesine yürümeye gidenler, güzel evlerinde projeleri olan mimarlık öğrencileri bu mini semtte evlere baka baka yürür.. Hele hafta sonları fotoğraf  çekmeye gelenler sayıca artış gösteriyor. O dimdik sokaklarında  herkesin elinde bir fotoğraf makinası.. Öyle telefon filan da değil bildiğiniz en büyük lensli dev profesyonel fotoğraf makineleri. Bazı mahalle sakinleri fotoğraflardan yorulmuş. Evlerinin üstüne “bu evin fotoğrafını çekmek yasaktır” gibi uyarılar asmışlar. Hatta bir mahalle sakini oldukça espirili yaklaşmış ve “bu evin önünde fotoğraf çektiren ayrılır” demiş. Özellikle de gelin, damat fotoğraf çekiminin en uğrak mekanlardan biri olmuş bu semt. Biz kışın ortasında iki fotoğraf çektiren  gelin damat çifti gördüysek yaz mevsimini düşünemiyorum bile 🙂

20151226_135213

Velhasıl, 10 küsür senedir İstanbul’da yaşayan bendeniz ilk defa Kuzguncuk sokaklarında bir cumartesi sabahı yürüyüşü yaptım. Kimsenin evini doğrudan fotoğraflamamaya çalışarak, yüksek sesle konuşmadan, mahalle sakinlerini rahatsız etmemeye çalışarak sokakları arşınladım.

Kedi sakinler için aynı hoşgörüyü gösteremedim onları sevmeye çalıştım. Pek izin verdikleri söylenemez.  Zaten kışın ortasında güneşi gördüklerinden mutlu mutlu güneşleniyorlardı. Pek çok evin kapısının önünde mama ve su olduğunu da belirtmeme gerek yok sanırım.

20151226_135404

Bu esnada ilgisi olup olmadığını bilmiyorum ama karga türleri oldukça yaygın. Tüyleri simsiyah kuzgunlardan görebilmek için bakındım ama kargalardan kendilerini ayırt edemediğim için denk gelip gelmediğme pek emin olamadım. Yine de bol bol şu karga türüne denk gelebilirsiniz bu semtte:

20151226_130436

Semtin diğer bir güzelliği ise oldukça bakımlı sayılabilecek bostanı. Parsel parsel bölünmüş  bostanda mahalleli kendi sarımsağını, lahanasını ekebiliyor ne güzel.

20151226_134219

 

Selimpaşa’nın eski evleri

Selimpaşa İstanbul -Tekirdağ D100 karayolu üzerinde çok sık kez tabelada ismini gördüğüm ama hiç gitmediğim bir yerdi – geçen haftaya kadar. Meğerse Cumhuriyet kurulmadan evvel bir Rum köyü imiş – Yunanca adı da Epivates imiş.

Mübadele döneminde Selanik civarından gelen göçmenler buralara yerleştirilmiş. Şimdilerde köy havası yazlıkçı havası tarafından esir alınmış gibi görünse de görmeye değer enteresan bir yer. Farklı tarzda yaşamlar iç içe yaşıyor diyebiliriz. Öncelikle martıların yüzdüğü upuzunnn bir sahili var.  80’ler stili yazlık tarzı mimari hakim. Aile çay bahçeleri bile betonerme üzerinde tahta masa – plastik sandalye ikilisi ile 80’leri net olarak yansıtıyor..

sahil

Pek çoğu çok yıkık dökük olsa da bir iki taş Rum evi, restore edilmiş okul, dar sokakların arsında sevimli renklere boyanmış şirin evcikler ve bol bol kedicikler görebilirsiniz.

tarihi ocak
Isınma ve yemek pişirme fırını

eski ev 6eskiev2eskievvekedi7eskiev3eski eveskiokul ve yeni okul

Zamanında  sarayda doktorluk yapmış Sarantis Arhigenis’in kurduğu lise statüsündeki Arhigenio Partenagonion okulu da o civardaki Rumların okulu olmuş mübadele öncesinde. Şimdilerde de belediye binası olarak halka açık internet kullanımına hizmet ediyor. Ortadoks kilisesi Azize Paraskevi’nin orada doğum yaşadığını düşünüyor.

internetbilgiişlemarhiton

Bir de Selim Paşa tarafından su sarnıcı olduğunu tahmin ettiğim bir alanın hemen yanına bir çeşme kurulmuş. Çeşmenin hemen yanındaki tabelada şu şiir var: Fahri alemin adaşı eski sadrazam, o mevkii yüce zat, Bigados’ta bu suyu akıttı, yoldan geçenlerin hayır dualarını almak için dilediği şekilde maksada uygun olarak bu suyu akıttı. Esad’ın kaleminden bu gönül alan tarih sızdı. Selim Paşa Allah Rızası için bu suyu akıttı. (Miladi 1828)

cesme

Şişli Mıstık Parkında Kedicik kompleksi

Bugün biraz gidemedik biz evimize Şişlide araba ile kala kalıverdik. E biz de yakındaki parka yürüyelim bari dedik, geldik Teşvikiye Mıstık parkına.

Böyle dev ağaçların gölgesi ve ferahlığı altında sevgililerin metrelerce elele yürüdüğü bir park demek isterdim ama değil maalesef :/ Amma burayı süper sevimli kılan bir özelliği var. Hayırsever ve güzel insan olduğu belli olan bir mimarın rengarenk ve rengahenk kedi komplekslerine ev sahipliği yapıyor. Birbirinden şımarık ve tatlı kedilerin yediği önünde yemediği arkasında.. İstanbul’daki apartman daireleri gibi bu kedicikler de çok katlı iki binada yaşam sürüyorlar. Kedicikler parkı…Ara ara uğrayıp bu sevimli şeylere su ve mama bırakmalı…küçük olan inanılmaz şımarık sürekli zıplayıp kendini temizliyenlerden..

kedikompleksi2
Kafayı uzatan kediyi gördünüz mü ?
kedikompleksi1
Mama kaplarının üstünde kap bizden suyu koymak sizden yazıyor.

Mıstık parkı 2000 yılında kaybettiğimiz Mustafa Eremektar adına yapılmış. Ben kendisini pek bilemedim ama anladığım kadarı ile oldukça sevilen bir karükatirist imiş. Mizah şu günlerde de anladığımız üzere çok güçlü bir silah.

MistikParkMUSTAFA-EREMEKTAR-MISTIK-ORJINAL-CIZIM-KARIKATUR__69598150_0 - Kopya