Fransız rivierası başkenti Nice, gezi ve kahve notları

“Yılda bir kez daha önce gitmediğiniz bir yere gidin” diyor Dalai Lama. Bu söylemle paralel birden ucuza bilet bulunca kendimi Cote d’Azur’un, mavi, masmavi kıyılarında buluverdim. Düşük bütçeli gezginler için uygun olmaması ile bilinen Nice beklentilerimin aksine doğal güzellikleri, mavisinin tonları, yeşilinin tonları ile güzeller güzeli bir kent. Daha uçakta Cote d’Azur havalimanı için alçalırken bile muhteşem bir manzaraya göz kırptık. En önde mavi tonlarıyla Akdeniz, hemen peşinde düzgün sıralı, palmiyeli kent, hemen bitişiğinde de yüksek karlı dağ zirveleri…Tek kelimeyle nefes kesici bir manzaraydı.

Bu kentte öyle Paris gibi kültürel ağırlıklı bir gezi yapamayabilirsiniz ama inanılmaz doğal güzellikler, bol manzaralı bir seyahat olacağının garantisini verebilirim size.

Başlı başına  Fransızlarında Akdeniz sıcaklığından etkilenebileceklerini görmek bile enteresan bir deneyim. Lükse, ihtişama, michelin yıldızlı restoranlara uzaktan göz kırparak, çok para harcamadan hayatta kalmayı başardım. Siz de özellikle ilkbahar, sonbahar gibi sezonları tercih ederseniz hem hava sıcaklığı ideal olur hem de sezon dışı olacağı için çok yüksek rakamlar harcamadan gezmiş olursunuz.

Nice, Fransız rivierasının başkenti ve Fransa’nın en büyük beşinci kenti.  Sadece Nice merkez yerine Cote d’Azur’un yıldızı parlayan Antibes, Eze köyü ve Cannes gibi rotalara da uğrama şansınız olur ise tadından yenmez bir seyahat yapmış olursunuz. Bu açıdan bakıldığında da Nice’i merkez olarak kabul edebilirsiniz.

 

NICE MERKEZDE GÖRÜLECEK YERLER

Parc de la Colline du Chateau Nice

Nice Kalesi parkı tepeden nefes kesen mavi ve yeşil manzaralar sunan kale oluyor. Buraya çıkmak için asansör veya merdiven opsiyonu var.  Ben biraz zorlu olsa da merdivenleri öneririm çünkü aşama aşama hem eski şehiri hem de masmavi muhteşem denizi izleyebiliyorsunuz. En üst kısmına çıktığınızda da muhteşem çocuk oyun parkları, eski limanı, yat limanını görebiliyorsunuz.

_DSC0695
Merdivenler

 

_DSC0709
Nice ile ilişiklendirilmiş en klasik fotoğraf karelerinden
_DSC0754
Nice Limanı

Massena Meydanı

İhtişamı ile büyüleyen bu kocaman meydan şehrin ana caddelerinin kesişim noktasında. Siyah beyaz karo taşlarının ışıltısı üstünde meydan Michalengelo’nun Davidi boyutlarında Apollon heykeline ev sahipliği yapıyor. Bunun dışında da yedi tane oturan Buddha görünümlü modern heykelleri de var meydanın.“Conversation à Nice” adı verilen bu eser 7 kıtadan insanları temsil ediyormuş, farklı yönlere dönük olan bu heykeller günümüz  toplumunun farklı kesimlerinin birbirleri ile iletişimini de temsil ediyormuş.Ben toplumlar birbiri ile konuşmak yerine birbirine küsüyor diye yorumladım 🙂 Eser Katalan sanatçı Jaume Plensa’ya ait. Meydanın bir ucunda ise dev bir ıslanma parkı var. Millet hava sıcak olmamasına rağmen su ile oynamak için buradan geçip fışkıyeli su ile çeşitli şebeklikler yapıyor. Çocuklar ise çığlıklar eşliğinde su ile oynuyorlar. Az ilersinde de başlı başına bir eser olan atlı karınca var. Her yeri özenle boyanmış, farklı faklı at, uçak gibi bölmeleri olan tamamen ahşap atlı karıncaya binmemek için zor tuttum kendimi.

_DSC0628_DSC0635

Vieux Nice (Eski Şehir)

Eski şehir, Nice kalesinin hemen yanında yer alıyor. İçi türlü türlü kafeler, patisserieler, restoranlar, chapellerle dolu… Hiç bir şey yapmayıp aylak aylak dolanmak bile oldukça keyifli bu bölgede. Dar sokakları, dışarıya açılan yeşil panjurları fotoğraf çekmek için ideal.

_DSC0799

Promenade des Anglais – Kordon

Sahilde bulunan kordonboyuna bu ad verilmiş. Cadde spor yapanlarla dolu. Koşanlar, paten kayanlar, roller blade ile kayanlar, çekçeklerle kayanlar, pompalı çekçeklerle kayanlar, gingerlarla gezenler… Hayatınızda ilk defa denk gelebileceğiniz ulaşım, yürüme, spor aletlerine bu sahilde denk gelmeniz mümkün. Sahili taşlı olduğundan çıplak ayakla yürümek için çok uygun değil. Halk plajı alanı da özel plaj alanları da var. Mavi tekli sandalyeleri ile meşhur bu kıyılarda mavi sandalyeleri veya oturma alanlarını boş bulursanız kapın derim :). Özellikle sabah saatlerinde kahve ve kruvasan kahvaltısı buralarda yapılabilinir.

_DSC1108_DSC1095

Cours Saleya

Dünya’nın en sevimli çiçek ve renkli antika pazarı Cours Saleya olabilir. Çiçek pazarı sabah erkenden kurulduğu için nispeten sakinken erken saatlerde gitmekte fayda var. Çeşit çeşit güzel kokulu sabunlar, enteresan tuzlar ve rengarenk çiçekler görebilirsiniz. Şehrin pahalılığı çiçeklere çok yansımamış bana göre. Ya da bizde çiçek fiyatları yüksek bilemedim. Antika pazarını da Pazartesi akşamüstü gezebildim. Burda da eski kitaplar, gümüş çatal bıçak takımları çok baskındı, antika dalgıç başlığı, Fransız tipi antika avizeler  bulmanız mümkün. Bu nefis görünen makaron sabunlar da bu pazardan.

_DSC1049_DSC1045_DSC0844_DSC0841_DSC0837_DSC0835

NİCE’TE KAHVE

Kahve açısından çok pahalı bulmadım Nice’i çünkü ortalama espresso fiyatı 1.8 € civarındaydı.Fransız bistro tarzı cafe ve İtalyan tarzı karışımı ağırlıklı mekanlar genelde erken açılmadığından sabah kahvesi için en iyi seçenek patisserieler oluyor. Sabah erken saatlerde kahve + kruvasan kahvaltısı yapmak için idealler.  Bu gibi mekanların tek kusuru kahveyi genelde porselen yerine kağıt tek kullanımlık bardakta servis etmeleri. Zaten kruvasan veya makaronunuz da benzer şekilde peçete ile servis ediliyor.

_DSC0847
Pariste de hizmet veren La Flore burda da Parisien stili sevenlerin gözdesi. Güneşe doğru keyifle rose şarap, kahve, bira içmek için ideal 🙂
_DSC1113
Medecin Avenue üzerindeki Brioche Doree sabah işe gidenlerin uğrayıp kahve kruvasan eşliğinde gazete okudukları mekan.
_DSC1083
Eski şehirde bol bol bu tarz pastaneler görebilirsiniz.
_DSC1042
Vitrindeki çikolataları ve paskalya yumurtları inanılmaz çekici olan Maison Auer Nice’in en eskilerinden biri. Vitrinde 1800’ler gibi bir tarih gördüm.
_DSC1034
Eski şehirde sabah erken saatlerde açık bir patisserie cafe.

NİCE MERKEZİNE, MERKEZİNDE ULAŞIM

Havalimanından şehre ulaşmak için iki otobüs hattı var. 98 ile şehir merkezine, 99 ile tren garı civarına ulaşabiliyorsunuz. Ücreti 6 €. Bu bölgede Porsche jip taksi bile gördüğümden taksicileri bizimkiler gibi dolanma yöntemine gidebiliyor. Taksi ile şehir merkezine ulaşmak isterseniz ücreti 30€’u aşmamalı normalde.Otobüsler için se duraklarda bilgiler mevcut ve 1 -1.5€ gibi ücretleri var. Ödemeyi de doğrudan şoföre yapabiliyorsunuz.  Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise sık sık trenler ve otobüslerin greve gitmesi. Genelde 24 saat öncesinden grevle ilgili bilgi veriliyor.

DİĞER BİLGİLER

*Bu bölgede Fransızca bilmezsen iletişim kuramazsın gibi bir durum yok. İnsanlar, özellikle kadınlar çok yardımsever ve sorduğunuz sorulara İngilizce cevap veriyorlar.

*Özellikle tren garı, otobüsle ulaşım gibi konularda çok az bilgi var dolayısıyla herkesin birbirine sormaya çalışması gibi bir karmaşa oluşuyor. Özellikle tren bileti satan otomatların kullanışsızlığı dillere destan. Bir zamanlar sadece bozuk para ile çalışan bu otomatlarda nihayet kredi kartına geçilmiş ama özellikle yabancılar otomatlarla bir süre oynadıktan sonra içeride bilet satılan yerde biletlerini almayı tercih ediyor.

*Silahlı, çelik yelekli askerler özellikle tren garı, meydan ve sahilde sürekli tur atıyorlar.

*Gece dışarıya çıkmayı çok tercih etmedim. Kapkaçları ve suç oranı pek düşük bir şehir değil. Biz İstanbul’dan idmanlıyız diyebilirsiniz ama buradakiler daha bir suça eğilimli junkie tarzı tipler. Dikkatli olmakta fayda var.