Adım Hodor gittiğim yer Karadağ Kotor

Camping tarzı tatil yapmak hoşunuza gidiyorsa bir taraftan denize girip ağacı bol çadırlı alanlarda konaklayabiliyorsanız Karadağ, Kotor muhteşem bir seçim olur.

Bir kere en başında Hırvatistan yönünden Kotor’a gidiyorsanız eşsiz kıyı ve kıyıların dağlarla buluşma manzaraları sizi bekliyor. Renk skalasından kıyaslayacak olursak koyu yeşil makiler koyu mavi Adriyatik ile birleşiyor. Sadece yol çok kıvrımlı olduğundan araba tutanların kara yolunu tercih etmemeleri gerekmekte.

DSC02327DSC02319DSC02316

Yolda denizin ortasında minik minik adacıklar ve bu adacıkların şapeller  öteki yanda da dağların üstünde şapeller sizlere göz kırpıyor. Kısacası ortalık şapel ve kilise kaynıyor. Hani toplu yaşanılan yerlerde kilisleri geçtim şu miniminnacık adanın tamamını kaplayan şapelcik niye kurulur oraya kim dua etmeye kim gider çözemedim. Görüntü güzel ama ne diyelim J

DSC02324DSC02326

Kotor’un eski şehri bildiğiniz İstanbul surlarından daha kalın kale duvarları ile çevrili. Şehrin bildiğim iki girişi bulunuyor. Kapılar gözlemlenmesi kolay ve küçücük 3-4 kişi yanyana anca sığar. Anlaşılıyor ki içeriye kontrol ede ede, tek tek alıyorlarmış vakti ile J Kale  bildiğiniz ve tahmin edeceğiniz üzere bir yanda sırtını yüksek dağlara dayamış öteki yanda da hemencecik denize ulaştırıyor. Kale içinde de esnaf ve insanların yaşamı 1000 yıl önce nasılsa hala öyle devam ediyor. Sabahları mis gibi ekmek pişiren esnaf abi, dağlara giden ve dağ çileği toplayıp reçel yapıp satan teyzeler..

DSC02354DSC02349DSC02343

Şimdilerde oldukça turistik bir şehir Kotor. Neden mi? Aha işte bu minicik şehre dana gibi lüks büyük turist gemileri yanaşıyor. Bu gemilerden br tanesi bile eski Kotor’dan daha fazla nüfusa sahip. Bunu yermiyorum aslında ama lüks gemiler sanki lüks yerlere gitse hayat daha bir bayram olmaz mı? Mykanos olur, Portofino olur. Denizcilik hakkında pek bir fikrim yok ama anladığım kadarı ile Kotor büyük yolcu gemilerinin yaklaşmalarına müsaade eden bir yapıya sahip.

DSC02358DSC02340DSC02351

Özellikle deniz ürünleri ve balıklar ile ilgili mutfakları güzel Karadağlıların. Bir de gerçekten tüm kadınlar pek bir hoş, güzel ve alımlı.

Sulara gömülü güzellik “Halfeti” / Halfeti a beauty within waters – Şanlıurfa Turkey

Şanlıurfa’nın en uzak ilçesi Halfeti’nin eski yerleşim bölgesi, şimdilerde Birecik barajının suları altında başka yaşamlara ev sahipliği yapıyor. Siyah gül’ün yetiştiği tek yerdir. Siyah deniyor ama gül çok çok çok koyu kırmızı bir renk gibi… Kimsenin artık yaşamadığı taş evler ve sular altında kalan köy görülmeye değerdir.

Çoğunlukla romantik ve anarşist duygularla yaklaşıyoruz GAP projesine. İnsanların yaşamlarını yıktı, evlerinden etti şimdi o insanlar nasıl geçinecek gibi.. Ben de Halfeti’yi gördüğümde  mavi yeşil Fırat suları arasından yükselen evler, cami, mezar taşları bana sadece yok olmuşluğu hatırlattı. Aklımdaki tek söylem burada bir yaşam vardı ve o yok oldu. Şimdi sadece bu “yarım” geçmişi “tekne turu” aracılığı ile gezerek görebiliyoruz.

The furthest county  of Şanlıurfa, Halfeti is an ancient residential area nowadays under water of Birecik dam. Halfeti is home to other type of species than humans right now 🙂 and it is home to  unique Black Rose. It is actually a very dark dark red rose but still a different one 🙂

images
Black rose

Nobody lives in Halfeti anymore but the stone houses, village itself and the mosque remaining underwater worths seeing.

When I traveled to Halfeti I sensed destrunction only. There was a life once in this village and now it is gone. The people were forced to move to the new Halfeti on a hill side.

IMG_0045

Ama bu “yarım”lık o kadar güzel görsel öğeler içeriyor ki.. Bir yandan Fırat sularının mavi, yeşil, koyu mavi, lacivert arası renk değişimleri, öte yandan karada tarihi kalıntıların yanında yeniden başlayan, devam eden yaşamın yeşilleri. Kısaca demek istediğim yok olduğunu düşündüğümüz hayat aslında yok olmadı, tekrar başka biçimde başlıyor ve belki de şu an o kadar turistik hale gelmesinin temel nedeni yeniden başlayan hayatı gözlemleyebilmektir.

 As the Euphrates water turned from green to blue and to dark navy you can see the ancient stone houses the mosque under the water.

Now the village is one of the most famous touristic destinations in the Eastern part of Turkey.

IMG_0039IMG_0064

Zaten eski Halfeti’de yerli turistten çok yabancılara rastlıyorsunuz. Almanı, Fransızı bizden daha iyi geziyor hatta yerleşen yabancıların olduğu bile söyleniyor.

 

 

IMG_0034IMG_0035

Geçtiğimiz günlerde Halfeti, öldürülen iki motosiklet sever ile tekrar gündeme geldi. Umarım bir an önce failleri bulunur ve bu güzel şirin “yarım” belde bu güzelliği ile anılmaya devam eder.

İrlanda’nın koyunu sonra çıkar oyunu

Hani yeşilin ve çimlerin ferah güzel, pozitif bir yönü vardır. İyi hissedersiniz çime basınca, böyle kötü elektrik ayağınızdan olduğu gibi akar gider.. İşte çimlerin bu pozitif etkisini 20 ile çarpın İrlanda’nın çimlerinin etkisini belki yakalar. Yani öyle çıplak ayakla falan da basmanız gerekmiyor, salt gözlerinizin o çimleri görmesi yeterlidir.  Hele sabahın ilk ışıkları ile üzerinde kırağı damlaları birikmiş çimler var ya… Yeme de yanında yat :). Şu fotoğraflar çimlerin güzelliğini yansıtmaz ama belki bir fikir verebilir:

547443_10151718992177957_1892865448_n
Çim
1486830_10151817031192957_639214731_n
Çim ve Dere yanyana
1380091_10151718992777957_181562745_n
Enfes deniz manzarasında otlayan koyunlar ve çimen
1395793_10151704510107957_156926593_n
Cliffs of Moher çimi

İşte İrlanda’nın koyunları bu güzellik tarifi zor çimlerle beslenen, sabahları kırağlı ortamlarda zıplayan, birbirlerinin çimini kıskanmayan süper mutlu koyunlar. Hayvanlar, bir türlü beslendikleri çimlerden kafalarını kaldırmıyorlar. Homini gırtlak yiyorlar. Yağmur, yağmur, yağmur demeden ( yağmur, kar, çamur diyemiyorum sadece yağmur var) kafalarını kaldırmadan o şekil yaşayıp gidiyorlar. Büyük bir ciddiyetle yaşıyorlar. Sincaplar gibi mesela, yaşamın dışında ve ötesinde hiçbirşey beklemeden. Yani bütün işleri güçleri yaşamak.

1460964_10151817030427957_2062081085_n
Asilzade koyunlar
1483373_10151817029922957_1519413818_n
Mee
1381881_10151718992357957_2130392090_n
Cam arkasından yağmurda da kafalarını çimlerden kaldırmayan mutlu koyunlar

Tahmin edeceğiniz üzere İrlanda’nın koyununu çok sevdim. İnsanlar orada koyunlarına bile birey gibi davranıyor. Genelde eti yerine, birbirinden lezzetli 2500 çeşit (bu rakamı atıyorum) tereyağ gibi süt ürünleri için sütlerini kullanıyorlar. Bence bu koyunların en enteresan özelliği zıplıyor olmaları. Benim çocukluğum köy ortamında geçti ve çok meeleyen ve birbirini tepikleyen koyun gördüm. Ama çayırları, dereleri seke seke geçeni görmemiştim.

İrlanda eğer destinasyon olarak seçiliyorsa özellikle kuzeyde Kuzey İrlanda Belfast, Giant Causeway etrafında, batıda da Galway Cliffs of Moher civarında başlarını çimlerden bir an bile ayırmayan koyun gözlemciliği yapılabilir. Tabi bu sempatik koyunlar genelde çitlerle çevrili alanlarda yaşıyorlar ve mülk içindeler. Dolayısı ile özel mülke girmeme adına dikkat edilmeli.

988331_10151718993112957_484646284_n
El Greco View of Toledo yahut Winter is coming esintisi var..